hani şu mutfağa koyulan günde bir defa o pis kokulu yemi parçalayıp su yüzeyine
bıraktığınız fanuslardan..
bazen çirkin bir japon balığıyım,, bazense zayıf ince bir lepistes..
görünmez bir duvar var..
dışına çıkmak için zorluyor zorluyor,, başımı yeniden duvara vurup geri dönüyorum.
görünmez bir el var yukarda,,her gün ton balığı yedirtiyor bana..
fanusumda küçük bir volta atıyor,,
gizli hedef ve arzularım var, başaracağım, fırçalıyorum, rötüş kısmına geçmedim..
yaşam basittir arkadaşlar,mutlulukta basittir,tekrarlar yapmaktır,yeniliklerdir de aynı zamanda,basittir işte..yakılan ilk sigaradır,alnına düşen ilk yağmur damlasıdır..deniz kokusu,toprak kokusudur,temiz kıyafet kokusudur,bazense ter kokusu,hatta terk kokusu..yemek siparişi getiren çocuğa nasılsın demektir,dans etmektir,saçmalamaktır,lav
ben fanusumu sevilesi hale getirdim,,örtülerle süsledim..
içine denizden topladığım çakıl taşları attım,,
paramı biriktirip ısıtıcısını temizleyicisini aldım..
yine de belki bir gün sahibimi ikna ederim beni denizlere bırakır ani bir kararıyla,,
boğazın akıntısıyla sürüklenirim o sıcak sulara,,adalara,, oltalardan kaça kaça..
buna rağmen hergün açık okyanuslar rüyası görerek uyanıyorum..hayaller işte..
salyangozlar,mercanlar,orkinoslar, yosunlar..işte benim hayallerim,, benim fanusum..
böyle bir fanus.. uçsuz.. bucaksız.. .
0 yorum:
Yorum Gönder